30 Aralık 2007 Pazar

Başlarken...

O her zaman merak etti... Başkalarının keşiflerine saygı duydu ama asla onlarla yetinmedi, içinde yaşadığı dünyayı ve evreni bizzat keşfetmeyi daha çok sevdi. Yıllar, yıllar evvel; sünnet oldukları gün kardeşi Ahmet süslü-püslü yatakta arkasına yaslanıp ''sünnet çocuğu'' olmanın o bir kerelik keyfini sürerken Mustafa orada bile keşfetmeye devam etti. Kendisine hazır sunulan, öğretilen ve hâttâ zaman zaman dayatılan şeyleri hiçbir zaman olduğu gibi, öylece kabûl etmedi. Problemleri farklı yollarla çözmeyi, hayatı farklı düşüncelerle sorgulamayı seçti. Herşeyi söktü, taktı, böldü, dağıttı, parçaladı, kesti, biçti, sonra yeniden birleştirdi. O çocukluğundan başlayarak kurcalamayı, kurcalayarak keşfetmeyi ve anlamlandırmayı sevdi. O günlerin meraklı sünnet çocuğu, şimdinin gümüş saçlı profesör doktoru oldu ama hâlâ aynı merakla hayatı kurcalamaya ve sıradanlığa aykırı durmaya devam ediyor... Çünkü öğrenmek sonsuz, o da hem öğretiyor, hem öğreniyor...

Posted by Picasa