19 Ocak 2008 Cumartesi

Zamana karşı durmak/ ANTI-AGING 2...

Anti-aging konusunda toksinlerden arınma, zararlı maddelerden uzak durmak kadar önem taşır. Farkında olmadan ya da bilerek aldığımız zararlı maddeler, metabolizma artıkları ya da vücutta oluşan toksinlerin eliminasyonu genelde karaciğerde olur. Bu filtrasyonun tam olarak gerçekleşmesi için karaciğerin sağlıklı olması gerekir. Hepatit gibi geçirilmiş enfeksiyonlar, toksikasyonlar, tedavi için verilen antibiyotikler ve kemoterapik ajanlar karaciğere çok zarar verirler. Yetmezlik belirtileri ilk olarak ciltte renk değişiklikleri, kılcal damarlarda belirginleşme, cilt tonüsünde kayıp ya da follikülit gibi enfeksiyonlar şeklinde ortaya çıkar...


Bu konuda detoks denilen şey, benzetmek gerekirse bir otomobilin yağ filtresi gibi düşünebileceğimiz karaciğerin temizlenmesi şeklinde anlaşılabilir. Enginar yapraklarından elde edilen şurup şeklinde preparat, ayrıca Meryemana dikeni konsantresi olarak bilinen bitkisel ürünler en etkili detoks preparatlarıdır. Anti-aging girişimlerinin başarısının insanın moral seviyesinin her zaman yüksek olması ile ilişkili olması artık günümüzde bilinen gerçekler arasındadır. Zamanla ruh halimizin aynası olan yüz ve vücut derisinin elastik liflerinin zayıflaması, istenmeyen yağ lokalizasyonları, kırışıklık, asimetri ve deformiteleri oluşturur. Bu değişikliklerin kişi tarafından farkedilmesi moral seviyesinin düşmesine sebep olabilir...

Peki bu durumda ne yapılmalı? Evvelâ moral üst seviyelerde tutulmaya çalışılmalı. Günümüz modern tıp koşullarında estetik ve plastik cerrahî sayesinde operatif olarak, yüz ve göz çevresi kırışıkları, sarkmaları, burun deformiteleri, meme büyütme, küçültme ve dikleştirme, karın germe, fazla yağları alma, kalça ve basen düzeltme gibi ameliyatlar çok başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Ayrıca minimal agresif girişimler dediğimiz dolgu maddelerinin kullanımı, botoks uygulamaları, peeling (cilt soyma), lazer uygulamaları çok tercih edilen yöntemler arasındadır .Örneğin,meyve asitleri ile 6-8 seanslık cilt temizliği, yüzeyel kırışıklıkların minimale indirgenmesini sağlamaktadır...


KOKUNUN SİHİRLİ GÜCÜ...

Bu arada günümüzde çeşitli şekillerde kullanımı olan aromatik (eterik) yağların ruhsal ve dolayısıyla fizik bedene etkilerini unutmamak gerekir. Örneğin aşırı iştahın azaltılmasına yardımcı olan paçuli yağı, uyarıcı-aktive edici limon ve okaliptus yağları, sakinleştirici ve mutluluk hissi uyandırıcı lavanta ve portakal yağları inhalasyon (soluma) yoluyla etkilerini gösterirler. Ardıç ve paçuli yağları çok az miktarlarda deriye sürüldüğünde antienflamatuar yani şiş indirici etki etki gösterirler. Lavanta yağının anti-radyasyon etkisi son araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır ve bu gayet enteresandır. Şöyle ki; bilgisayar monitörü,televizyon ekranı ya da cep telefonu yanına konan kapağı açılmamış lavanta yağı yayılan radyasyonun tamamına yakınını absorbe etmekte ve bu radyoaktif etkilerin insana zarar vermesini engellemektedir. İnsanın anti-aging amacıyla mutluluğa ve sağlığa yönelik her türlü yatırımı kendini en kısa sürede amorti edecektir. Uzun yaşam sağlıklı, mutlu güzellik tadıldığı sürece değerlidir. Herkese sağlıklı güzellikler diliyorum...

Ek not: Bu yazıda bahsedilen aromatik yağlar ve bazı bitkisel esaslı tedavi ediciler için lûtfen buraya bakınız...

Hiç yorum yok: